Depremden Kaçmak İsteyen Sanayinin İstanbul’dan Taşınma Planları

Deprem felaketlerinin etkileri iyileştirmeye çalışılırken, gözler uzun yıllardır deprem tehlikesi bulunan ve Türkiye’nin beyni konumunda olan İstanbul’a çevrildi. 1999’da yaşanan Gölcük depremi sonrasında da konuşulan İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin yükünü  azaltma çalışmaları yeniden gündemde. Geçen günlerde bankaların özellikle Ankara bölgesinde operasyonlarını taşımak için yer bakması haberleri yayılırken, şimdi de sanayi gözünü dışarıya çevirdi söylemleri yükseliyor.

6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli 11 ilde yıkım yaratan deprem felaketleri zaman geçtikçe gündemden düşerken, iş hayatı olası tehlikelere karşı önlem alma çabasını sürdürüyor.

Olası bir İstanbul depremi riskine karşı, ilk etapta vatandaşlar şehirden çıkmanın yollarını ararken, bir yandan da ekonomi engelleyici unsur olarak varlığını sürdürüyor. Türkiye’de birçok sektörün kalbinin attığı hatta tamamen varlık gösterdiği şehirden gitmek düşünüldüğü kadar kolay olmuyor. 

1999’da yaklaşık 63 milyon olan Türkiye nüfusunun 9 milyonu İstanbul’da yaşarken, günümüzde Türkiye nüfusu 85 milyon kişi olurken, yaklaşık 16 milyon kişi İstanbul’da yaşıyor. Kısaca 24 yılda Türkiye nüfusunun İstanbul’da oranı yüzde 14,28’den yüzde 18,82’ye çıkmış. Hemen hemen her 5 kişiden biri İstanbul’da yaşıyor.

İş bulabilen ya da işini taşıyabilip yanında götürebilenler içinde mali durumu yeterli olanlar İstanbul’dan çıkmanın yolunu buldu ya da çalışmalarını hızlandırdı. Bu çalışmalara geçen günlerde bankaların da katıldığı bilgisi yayılmıştı. Şimdi de reel sektörün çalışmalara başladığı haberi yayılıyor.

Türkiye’de dış ticaret hacminin yüzde 48,7’si, vergi gelirlerinin yüzde 48,2’si, yabancı sermayeli şirketlerin de yüzde 62’si İstanbul’da bulunuyor. Beklenen bir deprem felaketi de bu sayıların çerçevesinde korkutucu sonuçlar doğruyor. 

İstanbul’da sanayi ve üretim alanlarının yüzde 60’nın depremden etkilenmesi muhtemele bölgelerde bulunması da öncelikle 100 binden fazla insanın hayatını kaybetme riski ve 300 milyar dolarlık bir zarar öngörülmesine neden oluyor.

Anlık kayıpların ardından, vergi gelirleri, finans sisteminin çökmesi, yapılanma süresinin uzaması gibi riskler de hesaplanıyor.

Bütün bu riskler hem ülke hem de şehirde merkezi yönetimleri planlama yapmaya yöneltirken, sanayiciler de üretim tesislerini deprem riski düşük olan bölgelere kaydırmanın planlarını yapmaya başladı.

Geçen günlerde bankalar özelinde İstanbul dışında da operasyonlarını bulundurmak adına Ankara’da yer bakıldığına dair kulisler konuşulmaya başlamıştı.

Patronlar Dünyası’nın aktardığına göre, İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) gibi çatı kurumlar deprem felaketleriyle yükselen bilincin verdiği yetkiye dayanarak üretimin İstanbul’da toplanıp sıkıştırılmamasının gerekliliğini vurguluyor. İSO’nun, aylık meclis toplantısında bu konuyla ilgili ciddi tedbirlerin görüşülüp konuşulması bekleniyor.

Gitmenin de kalmanın da kolay olmadığı hallerde İstanbul gibi bir metropolde çalışmaların hızla ve planla yürütülmesi de önem kazanıyor. Siz İstanbul’da gitmek istiyor musunuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir