Emekli büyükelçi Volkan Vural, İran-İsrail gerilimi ve küresel siyasi dengeler üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Vural, mevcut ateşkeslere rağmen bölgedeki çatışma riskinin devam edeceğini ifade etti. ABD’nin son tutumlarını ise “vahim bir yanılgı” olarak nitelendirdi.
Türkiye’nin deneyimli diplomatlarından biri olan Volkan Vural, Ortadoğu’daki gerilimlerin yeniden yükselmesiyle ilgili görüşlerini paylaştı. İran ve İsrail arasındaki gerginliğin tarihsel bir bağlamı olduğunu vurgulayan Vural, bölgede savaş ihtimalinin asla tamamen ortadan kalkmadığını belirtti.
Vural ayrıca, İran-Irak Savaşı sırasında yaşanan kritik bir durumu örnek vererek Türkiye’nin o dönemdeki stratejik dengesine dikkat çekti. Türk tankerlerinin Hark Adası’ndan güvenli bir şekilde petrol taşıması için yürütülen gizli bir operasyonu anlatan Vural, “1984 yılında İran-Irak Savaşı sürerken Türkiye tarafsızlık politikası izliyordu. Petrol ihtiyacımızın büyük kısmı İran ve Irak’tan geliyordu. Irak uçakları Türk tankerlerini hedef almaya başlayınca, dönemin Başbakanı Turgut Özal, Irak’la güvenlik mutabakatı sağladı. Bu süreç gizli bir operasyondu. Tanker kaptanlarıyla aldığımız koordinatları Irak’a iletiyorduk. Diğer gemiler Türk gemilerini güvenli gördükçe konvoy oluşturmaya başladı. Bu süreç, büyük bir stres altında yürütülen gerçeği yansıtan bir çaba oldu” şeklinde konuştu.
Vural, bölgedeki gerilimlerin daha da derinleşeceği öngörüsünde bulunarak, “İran’a karşı İsrail ve Amerika’nın askeri faaliyetleri bana yabancı değil. Bunu bekliyordum. İsrail’in İran’ı en büyük tehdit olarak gördüğünü yıllar önce kendi ağızlarından duymuştum. 1994’te Tansu Çiller ile yaptığımız resmi ziyarette, İsrailliler İran’daki rejimi devirmek için ortak hareket etmeyi teklif etmişti” dedi.
Geçtiğimiz yıl yaşanan 12 Gün Savaşı’nın yarım kaldığını hatırlatan Vural, İsrail’in bu durumu tamamlamak isteyeceğini ancak mevcut ateşkesin kalıcı olup olmayacağından şüphe duyduğunu belirtti.
ABD’nin bu süreçteki rolüne de değinen Vural, Washington yönetiminin tutumunu eleştirerek, “Asıl sürpriz Amerika’nın bu kadar öne çıkması ve İran’a karşı İsrail ile işbirliği yapmasıydı. Amerika’nın daha stratejik bir akla sahip olduğunu düşünmüştüm, ama yanlış bir yol aldılar. İsrail’in İran’a karşı olan tutumu devam ettiği sürece, savaş olasılığı hep gündemde kalacaktır. Ancak ABD’nin bu süreçte İsrail’i aynı şekilde desteklemesi zor görünüyor” dedi.
Son olarak, İran’ın iç dinamiklerine de değinen Vural, dış müdahalelerin sınırlı etkisine dikkat çekerek, “İran’a gittiğimizde, 1987 yılında İslami rejimin kurumsallaşmaya başladığı bir dönemdi. O zaman İran’ın hava savunma sistemleri neredeyse yoktu. Irak uçaklarının bombaları bazen bizim bahçemize bile düşüyordu” şeklinde konuştu.