
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vakıflar Haftası Kutlama Programı’nda yaptığı konuşmada vakıfların millî bir değer olduğunu vurguladı. “Vakıf kültürü, bizim için kıymetli bir haslettir” diyen Erdoğan, bu kültürü korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın önemine değindi. “Bu değerler, milletimizi millet yapan unsurların başında geliyor ve onları yaşatmaya devam edeceğiz” şeklinde ifadelerde bulundu. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne katkılarından dolayı teşekkürlerini iletti.
Ancak, Erdoğan’ın bu açıklamaları, günümüzdeki vakıf sisteminin, tarikat ve cemaatlerle iç içe geçtiği gerçeğini göz ardı etmemektedir. Özellikle, yasadışı gerici gruplar, vakıf yapıları aracılığıyla meşruiyet kazanarak kendi ekonomik, sosyo-kültürel ve eğitim sistemlerini oluşturmuşlardır.
MENZİL CEMAATİ’NİN VAKIF YAPILANMASI
Bu bağlamda, Menzil cemaati öne çıkmaktadır. Cemaat, kardeşler arasındaki rekabetin etkisiyle “vakıf-şirket-para” ağını ortaya çıkarmıştır. Uzun yıllar Semerkand Vakfı üzerinden hem yurtiçinde hem de yurtdışında dergâh ve tekke yapılanması yürüten bu yapı, kurumsal bir kimlik kazanarak şirketleşmiştir. Menzil cemaati, hâlihazırda Türkiye içinde 309 milyon 450 bin TL değerinde bir varlığı yönetmektedir. Bu süreçte, Saki Elhüseyni liderliğindeki bir grup, Semerkand’dan ayrılarak Serhendi Vakfı’nı kurmuş ve kendi şirket yapısını oluşturmuştur. Şu anda Saki’nin yönettiği sermaye de 72,2 milyon TL’ye ulaşarak, cemaatin toplam yönetimindeki parayı 381 milyon 650 bin TL’ye çıkarmıştır.
HİZBULLAH’IN VAKIF ÜZERİNDEN YAPILANMASI
Menzil dışında, vakıflar aracılığıyla örgütlenen bir diğer grup ise Hizbullah terör örgütüdür. 2000 yılında çökertilen Hizbullah, o tarihten sonra medrese-vakıf ve siyasi parti yapılanmasına geçiş yapmıştır. Örgütün, Milli Eğitim Bakanlığı’nda (MEB) Peygamber Sevdalıları Platformu/Vakfı (PSP) aracılığıyla yapılandığı biliniyor. Gazetemiz Cumhuriyet, 2 Kasım 2023 tarihinde PSP yöneticilerinin MEB kadrosunda öğretmen olarak görev aldığını manşetten duyurmuş, bunun yanı sıra il yetkililerinin de bakanlıkta öğretmen olduğunu ortaya çıkarmıştır.
HİZBULLAH’IN MEDRESE EĞİTİMİNE KAYNAK YARATMASI
Hizbullah, İstanbul merkezli Umut Kervanı İnsani Yardım ve Eğitim Kültür Vakfı aracılığıyla “İttihadululema” adlı yasadışı medreselerine maddi destek sağlamaktadır. Gazetemizin gündeme getirdiği bu sistem çerçevesinde, vakıf her ay 10 ila 17 yaş arasındaki öğrencilerine kırtasiye ve kışlık giyim yardımı yaparken, medreselere de çocuklara dağıtılan yemekler için gıda desteği sağlıyor. Ayrıca, yapılan maddi bağışların bir kısmı medreselere aktarılmaktadır.
VAKIFLAR ÜZERİNDEN ULUSLARARASI YAPILANMALAR
İsmailağa cemaati de benzer bir vakıf yapılanması ile hem yurt içinde hem de yurt dışında faaliyetlerini sürdürmektedir. “Dar’ul Fünün Eğitim ve Dayanışma Vakfı” bu bağlamda dikkat çekmektedir; özellikle Afrika’da medrese faaliyetleri ile öne çıkmaktadır. Bu vakfın Mali’de cami ve medreseleri bulunurken, İstanbul’da da iki medresesi mevcuttur. Bunlardan biri, resmi olarak “Uluslararası Dar’ul Fünun Arapça Dil Kursu” olarak bilinirken, diğeri ise Küçükçekmece’de Kuran kursu olarak faaliyet göstermektedir. Bu medreselerde Türkiye, Afrika ve Orta Asya’dan liseye giden öğrencilere eğitim verilmektedir.